VEBALI BİR GEZEGEN 


"Salgın ve bulaşıcı hastalıklar olacaktır…" (Matta 24:7)

Savaş ve kıtlık ile birlikte salgın hastalıkların (vebalar) sıklığı ve dehşeti şu anda korkutuyor.

20 yıldan daha kısa bir süre önce tıp, bakteriyel ve virütik öldürücü hastalıklar üzerinde bir zafer kazandığını iddia etti. 1979'da ABD'li Genel Cerrah William Stewart, bulaşıcı hastalıklar defterini kapatma zamanının geldiğini beyan etti.

1983 yılında ise bir tıp kitabı, bulaşıcı hastalıkların diğer bozuklukların bir çoğundan "çok daha kolay önlenebileceğini ve tedavi edilebileceğini" bildirdi.

Ancak yok olmak yerine bulaşıcı hastalık vakaları 90'lı yıllar boyunca roket gibi patladı. Nasıl Ölürüz adlı en çok satan kitabında Dr. Sherwin Nuland, "Tıbbın bulaşıcı hastalıklar üzerinde kazanmış olduğu söylenen zaferinin bir ilüzyon haline geldiğini" söyledi.

Şimdi doktorlar, ilaçlara karşı dayanıklı bakteri türlerinin AIDS'ten çok daha ölümcül olabileceği konusunda insanları uyarıyorlar. AP şöyle bildiriyor:

  Uzmanlar, mevcut antibiyotiklerle öldürülemeyen bakteri türlerinin ortaya çıkmasının, kamu sağlığını AIDS'ten çok daha fazla tehdit edebileceğini bildiriyor.

        Önüne geçilmiş kabul edilen hastalıklar (tüberküloz, zatürre, menenjit, vb.) durdurulamaz hale geliyor. Çocuklarda duyma hastalıklarından zatürreye kadar birçok şeye neden olan bilinen bakteriler, vankomisin ve diğer ilaçlara karşı dayanıklı "süper mikroplar" halini alabilir.

                                                                        Antibiyotik Geri Tepme

Bir zamanlar önü alınmış veya hemen hemen yok edilmiş kabul edilen bu hastalıklar neden birdenbire yeniden ortaya çıktılar? İroniktir ki uzmanlar, bu hastalıkları yok etmek için kullanılar ilaçların çok yaygın ve yanlış biçimlerde kullanılmasının şimdi yeni süper türlerden sorumlu olduklarını söylüyor.

Eleştiriler, hastalıkların nedeninden tam olarak emin olmadıklarında bile hastalarına geniş çaplı antibiyotik veren bazı doktorlar arasında bir "B-52 yaklaşımı"ndan şikayet ediyor. Uzmanlar ayrıca, hayvan yemlerinde geniş çaplı antibiyotik kullanımının dirence katkıda bulunduğundan şüphe ediyor.

                                                                           Ölümcül Virüsler                                      

           Tıp dünyası, sadece bakteriyel hastalıkların artmakta olmasına değil AIDS ve Ebola gibi ölümcül virüslerin her zamankinden çok daha sık ortaya çıktığına da işaret ediyor.

           Uzmanlar, AIDS ve Ebola'nın hastalığı besleyen sosyal değişimlerin veya genetik mutasyonun bir sonucu olarak insan nüfusunda aniden parlayabilecek bir çok diğer ölümcül virüslerin sadece uyarı sinyalleri olabileceğini söylüyor.

"İnsanlarda olabilecek virüs sayıları konusunda muhtemelen buzdağının sadece görünen kısmı bu" diyor Ebola konusunda uzman Dr. Morse. Pennsylvania Devlet Üniversitesi'den Richard Courtney, son zamanlarda "patlak veren virüse bağlı hastalıkların çok daha sık meydana geldiğini" söylüyor.

                                                                                  AIDS Patlaması                            

   

AIDS global yayılımını sürdürürken istatistikler gün geçtikçe daha da şaşırtıcı bir hal alıyor. HIV/AIDS üzerine Birleşik Birleşmiş Milletler Programı olan UNAIDS, Aralık 1996'da yayınladığı yıl sonu tahminlerinde bu yıl içinde 3,1 milyon yeni HIV bulaşmasının yaşandığını bildirdi. 1996'da AIDS'ten 1,5 milyon kişi ölürken AIDS ila bağlantılı ölümlerin toplamı 6,4 milyona ulaştı. Bu yazı itibariyle 24 milyonun üzerinde insan HIV/AIDS'li olarak yaşıyor ve bunun anlamı hastalığın 1981 yılında ilk tanımlanmasından itibaren 30 milyonun üzerinde insana bulaşmış olması.

Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO), "tüm dünyada her gün 6,000'den fazla insan HIV'e yakalanıyor ve bulaşma daha kötüye gidiyor. Şu anda heteroseksüel aktarım, tüm HIV bulaşmalarının %75'ine neden oluyor." WHO Sözcüsü Christopher Powell, 2000 yılı itibariyle HIV-pozitif insan sayısının 40 milyona ulaşacağını tahmin ediyor.  

 

Yukarıda bahsedilen hastalıkların yanında tabi ki bulaşıcı olmadığı kabul edilen bir de kanser var. Bilim adamları, kanser vakalarının yüzde 80'inin tütün dumanı (aktif veya pasif içicilik) ve modern gıdalarımızdan özümlediğimiz zararlı kimyasal maddeler gibi çevresel faktörlerden kaynaklandığını tahmin ediyorlar. Atalarımızın tamamen yabancı olduğu 100'den fazla çeşitli türdeki kanser, şu anda her yıl 6 milyondan fazla insanın ölümüne yol açıyor. Ölümcül deri kanseri melanomadaki aşırı yükseliş, güneşten gelen kızıl ötesi ışınların büyük kısmını bloke eden ozon tabakasındaki delinmeye bağlanıyor.

İsa, dönüşüne işaret olarak çok fazla veba ve hastalığın olacağını söylemişti. Gelecek günlerde bu şeyler artan biçimde yaygınlaşacak olsa da İncil bize ayrca Tanrı'nın kendisine güvenenleri koruyup hatta tedavi edeceğini söylüyor: "Şer sana dokunmıyacktır, Çadırına veba da yaklaşmıyacaktır…Fakat size, ismimden korkanlara, salah güneşi, kanatlarında şifa olarak doğacak" (Mezmurlar 91:10; Malaki 4:2).     

  Foretold-05